Hulusi Abi Şiiri - Niğmetullah Uçar

Niğmetullah Uçar
536

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Hulusi Abi

HULUSİ ABİ

Bediüzzaman’ın has talebesi
Bir asker oğluydu Hulusi Abi
Risale i nurun sağlam kalesi
Nurlarla doluydu Hulusi Abi

Bin sekiz yüz doksan altı yılında
Ramazan ayının ilk gecesinde
Elazığ’a bağlı kesrik köyünde
Anasından doğdu Hulusi Abi

Bir cami imamı sarı hafızla
İlk tahsili yapıp girmişti yola
Erzincan ilinde başlar okula
Hep hayaller kurdu Hulusi Abi

Büyüyünce subay olmak isterdi
Kuleli’ye girmek kararı verdi
Harbiye’ye geçip devam ettirdi
Askerlik okudu Hulusi Abi

Öğrenciyken dünya savaşı çıkar
Okulu bırakır savaşa koşar
Önce hazırlanır eğitim yapar
Eğitiliyordu Hulusi Abi

Üçüncü kolordu Tekirdağ’dadır
Eğitim bitmiştir savaşa hazır
Dokuzuncu tümen elemanıdır
Gitmek istiyordu Hulusi Abi

Çanakkale için hazırlanmıştı
Kadir gecesinde zorda kalmıştı
Yüzünden kolundan yaralanmıştı
Vatanı korudu Hulusi Abi

Dokuz yüz on altı bir ocak günü
Kırklareli’nedir ordunun yönü
Anlatmıştır bize tüm gördüğünü
Nakil oluyordu Hulusi Abi

İstanbul’a kadar vapurla gider
Karadeniz için yol devam eder
İçanadoluyu trenle geçer
Seyir ediyordu Hulusi Abi

Ruslarla savaşır süngü takarak
Cebri yürüyüşle dağda kalarak
Erzincan üstünden geçilir Çardak
Mevzileniyordu Hulusi Abi

İhtilal olunca Ruslar çekilir
Erzurum geçilir devam edilir
Karabekir ile Kars’a girilir
Vatan koruyordu Hulusi Abi

Bin dokuz yüz yirmi beş yıllarıdır
Subay olmak onun son kararıdır
Hizmet etmek için okumalıdır
Seviyordu yurdu Hulusi Abi

On yıl sonra tekrar okula başlar
Hayalleri vardır peşinden koşar
Derslere çalışır kafayı yorar
Gayret ediyordu Hulusi Abi

Bu yıllarda duyar Bediüzzamanı
Diyorki kendine bu şahsı tanı
Dört sene sonradır kavuşma anı
Görmek istiyordu Hulusi Abi

Harbiye bitirir subay olarak
İntisap etmeye hayal kurarak
Bitmemiştir onda bulunan merak
Hep arzuluyordu Hulusi Abi

Sene bin dokuz yüz yirmi sekizdir
Manisa’da görev beklemektedir
On yedi ocakta Eğirdir’dedir
Mutlu oluyordu Hulusi Abi

Eğirdir’de iken bir meczup varmış
Camiden çıkarken hep uyarırmış
Barlaya git diye hatırlatırmış
Onu dinliyordu Hulusi Abi

Meczup Şeyh Mustafa risale yazar
Okuması için şahsına sunar
Yazı çok bozuktur kenara koyar
Etkileniyordu Hulusi Abi

Bin dokuz yüz yirmi dokuz yılında
İlk bahar ayında on dört nisanda
Bir asker, iki zat vardır yanında
Üç at istiyordu Hulusi Abi

Yanında dört kişi Barla’ya gider
Yürüyenler ata sırayla biner
Bediüzzamanı bir şeyh zanneder
Merak ediyordu Hulusi Abi

Dört sene önceden duymuş adını
Tatmin edecekti bu merakını
Düşünürken böyle intisabını
Görmek istiyordu Hulusi Abi

Bediüzzamanı ziyaret eder
Üstad şeyh değilim imamım ben der
Kafasında olan şüpheler gider
Has talebe oldu Hulusi Abi

Risaleler yazar işte, hanede
Beş ziyaret yapar iki senede
Bazen de cevabı alır namede
Soru soruyordu Hulusi Abi

Onun soruları cevabı buldu
Değişik konuda sayfalar doldu
Kitaba dönüşüp mektubat oldu
Mektuplaşıyordu Hulusi Abi

Bir ziyaretinde veda etmişti
Köye gitmek için önden gitmişti
Üstat merkebiyle ona yetişti
Gördü mutlu oldu Hulusi Abi

Üstad odun için dağa gidiyor
Merkebin üstünde bir şeyler yiyor
Ekmek uzatırken mesaj veriyor
Anlayamıyordu Hulusi Abi

Kardeşim şemsiyen yok mu diyordu
O bu söze anlam veremiyordu
Muşamba gömleğe güveniyordu
Bakıp şaşıyordu Hulusi Abi

Üstadı ne dedi önce anlamaz
Hava güneşlidir üstünde durmaz
Sonra yağmur yağar onu ıslatmaz
Şimdi anlıyordu Hulusi Abi

Dört saat yürürler yağmur altında
Seller akmaktadır yol kenarında
Şemsiye var gibi sanki başında
Hiç ıslanmıyordu Hulusi Abi

Üstadı manevi şemsiye açmış
Has talebesini ıslattırmamış
Hayatı boyunca onu kollamış
Saygı sunuyordu Hulusi Abi

Bir gün edep diye bitirmez çayı
Üstat tenkit eder bundan dolayı
Sonra hiç unutmaz geçen olayı
Sünnettir diyordu Hulusi Abi

Fevzi çakmak ile paşa Fahrettin
Eğirdir’e gelmiş denetim için
Demişler üstada selam söyleyin
Bunu duyuyordu Hulusi Abi

Üstat bu selama cevap veriyor
Kitap göndereyim okusun diyor
Hangisine diye fikir istiyor
Cevap veriyordu Hulusi Abi

Fevzi çakmak dindar gönderin ona
Diyerek cevabı verir sorana
Üstat der Fahrettin uygundur bana
Anlayamıyordu Hulusi Abi

Haşir risalesi hazırlanıyor
Üstünde not ile postalanıyor
Herkes bir karşılık oldu sanıyor
Bir sır arıyordu Hulusi Abi

Sonraki yıllarda paşa Fahrettin
Başkanı olmuştur mahkemelerin
Tesiri olmuştur o risalenin
Şimdi anlıyordu Hulusi Abi

Asıp kesen biri anlasın diye
Ölümü anlatan kitap hediye
O günü yaşarken baktı geriye
Üstadım diyordu Hulusi Abi

Tayini çıkmıştır yazısı gelir
Konya Karapınar görev yeridir
Üstattan ayrılmak hüzünlendirir
Emir alıyordu Hulusi Abi

Askerce emreder üzülme diye
Gerek yok diyordu kederlenmeye
Onu teskin eder böyle hediye
Huzur buluyordu Hulusi Abi

Tunceli’de imha görevi vardır
İçine sinmiyor sıkıntıdadır
Üstadından o an bir mektup alır
Mutlu oluyordu Hulusi Abi

Koynundaki mektup yardımcısıdır
Zalimlik yapmamak tek duasıdır
Üstadın himmeti kurtulmasıdır
Çare arıyordu Hulusi Abi

Binbaşı olarak rutbe bulmuştur
Yarbaylıkta geçen süre dolmuştur
Bin dokuz yüz kırk dört albay olmuştur
Günü bekliyordu Hulusi Abi

Denizli askerlik dairesinde
Hizmet süresini bitirdiğinde
Emekli olmayı istediğinde
Üstadına sordu Hulusi Abi

Üstadı emekli olma sen diyor
O karar vermiştir söz dinlemiyor
Asker kimliğini geri veriyor
Serbest yaşıyordu Hulusi Abi

Elazığa gider yerleşir önce
Her yere giderdi hizmet denince
Risale i nurda yeri gelince
Hep anlatıyordu Hulusi Abi

Yirmi yıldan sonra da Emirdağı’nda
Olmak istemişti onun yanında
Görmek için eve varıldığında
Görüşemiyordu Hulusi Abi

Üstat çok hastadır eve giremez
Göremeden dönmek içine sinmez
Otelde yer bulur aynı gün dönmez
Hüzünleniyordu Hulusi Abi

Üstat haber alır çağırın diyor
Otele anında haber geliyor
Gidip el öperken çok seviniyor
Gülüp coşuyordu Hulusi Abi

Yirmi dakikacık görüşüp gitti
Medine’ye gitmek onda niyetti
Mukaddes yerleri ziyaret etti
Hacı oluyordu Hulusi Abi

Bin dokuz yüz elli yedi yılında
Son ziyaretinde bulunduğunda
Yine onu gördü Emirdağı’nda
Vedalaşıyordu Hulusi Abi

Doğduğu yer olan Elazığ’dadır
Hizmeti yaymanın çabasındadır
Nur hizmetlerinin hep başındadır
Yol gösteriyordu Hulusi Abi

Bin dokuz yüz seksen altı yılında
Yirmi altı temmuz ders sonrasında
Ruhu teslim etti doksan yaşında
Dosta gidiyordu Hulusi Abi

Harput’ta aile mezarlığında
Bedeni toprağın kara bağrında
Adı nurcuların hafızasında
Kalpte yaşıyordu Hulusi Abi

Üstadının değer verdiğiydi o
Bütün nurcuların sevdiğiydi o
Risale i nurun direğiydi o
Bir ömür koşturdu Hulusi Abi

Şimdi üstadıyla ders yapıyordur
Mana aleminde dolaşıyordur
Belki aramıza karışıyordur
Damgasını vurdu Hulusi Abi

Niğmetullah hayran böyle bir zata
Allah hükmediyor tüm kainata
Onu anmamaktır en büyük hata
Tevekküllü kuldu Hulusi Abi

Niğmetullah UÇAR
Antalya
19.10.2012

Niğmetullah Uçar
Kayıt Tarihi : 4.12.2012 09:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Niğmetullah Uçar