Ol denilen yerde doğdun
Baktığın hu gördüğün hu
Bir nefeslik ömre sığdın
Aldığın hu verdiğin hu
Bir ummanı aşka düştün
Mecnun oldun çöller aştın
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Yaşam anlamsız olur mu?
Acı, tatlı. İmtihan bu.
Nazda değil, Niyazda Hu.
Andığın Hu, sandığın Hu.
her şeye 'HU' demek mana olarak çok yanlış olur.
ALLAH(CC)IN sıfatlarıyla bağdaşmayan bu tabirin her helde tashihi gerekir!
bu sakıncalı tabir yerine;'HU'dan'deyimi istimal edilirse inancımıza göre daha uygun olur.
sizin anlatmak istediğiniz;'VAHDET-İ ŞUHUTÇULUK'ise ehl-i sünnet alimlerinin kahir ekseriyeti ve asrımızda kendini'BEDİÜZZAMAN' olarak kabul ettirmiş olan'SAİD NURSİ'hz.leri tarafından reddediliyor.
onun eserlerinde bu mesleklerin yanlışları izah ve isbat ediliyor.lütfen onlara müracaat edin.
saygılar,selamlar.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta