Gerçekleşmesi senin beni görmen kadar zor
Belki de sadece filmlerde yaşanacak bir şey
Tutsak gözlerinin kapanması kadar acı veren,
Ellerimin ellerinle buluşması kadar imkânsız
Bir dileğim var!
Bana bir öpücük verdiğinin düşüncesi kadar rüya
Bir öpücük yeterdi benim için
Gülmeni beklemedim zaten
Bir bakış yeterdi aşkın için
Ağlamanı beklemedim zaten
Bir dokunuş yeterdi benim için
Zamanın birinde bir çiçek beklerdi, bir merdivenin eşiğinde.
İnce sarı saçları düşermiş her gün bedenine.
Hafif bir gülüşü yakarmış sessizce nice ormanları.
Bir gün bu ateşin içine bir yaprak düşmüş.
Yanmış çiçeğin aşkı ile...
Onun o beyazlığında kaybolmuş.
Aşk nedir, nerden gelir yâda kimdir... Birbiri ardına binlerce soru. Leyla ile mecnundan mı ibaretti yâda birkaç martının delice sevişmelerimiydi? Sahi neydi, kimden gelmişti, kim bulmuştu. Aslında her insanın farklı bir kaderi vardı ve bu kader başkalarının hayatıydı. Yasak bir elmayla başladı ve benim içimde bir yerlerde bitti. Sahi bitmiş miydi? Salakça ve delice şeyler yapmaya can atan bu kalp bir kez daha bunlara katlanabiliri miydi? Gözlerinin bile kaçmak istercesine donup kaldığı bir tutkuydu. Dağların bile kıskandığı, yıldızların asla ulaşamayacağı bir delirme. Nasıl bir şey bu? Kim koydu bunu buraya? İçimde körüklenen bir saflık ve sen orada, ön sıralarda bir yerlerde. Leyla ile mecnun bile vazgeçecek birbirlerinden benim sana olan aşkımı duyunca. Artık dağlar kıskançlığı tadamayacaklar benim seni kıskanmamdan. Yıldızlar artık ulaşmak istemeyecekler benim çektiklerimi görünce. Bu aşk tek taraflı ve sadece ben bileceğim. Nasılsa aşk nedir ve kimdir sorularının cevabı yok. Kimse bilmiyor ve bilene kadar ben senin kalbindeyim. Ve sana aşığım. Denizin kuma olan aşkını utandıracak kadar çok...
Yine sensiz ağlıyor bu kalp
Belki uzakları özlüyor
Kelimler susuyor
Sanki boşa nefes alıyor
Donuyor damarlar
Küsmüş belki kalbim bana
Bazen soruyorum kendime
Neden şiir?
Neden boş yere kalbimi yoruyorum
Ve bir gün anladım
Şiir
Seni yaşatan
KIRIK NEFES
Bilek üstü iki çizik
Kan akıyor damarları arasından
Beden baştan aşağı kırık
Ruhu uçuyor gözlerinin üstünden
Şems-i kamer seni kıskandı
Canan gülünü aradı
Mey içip sarhoş oldu
Biri bu sevdadan yoruldu
Ab-ı hayattan içti
Bulutlar güneşin örtüsü bugün
Deniz dalgalardan yorulmuş bugün
Bugün toprağı özlemiş ağaçlar
Bugün uçamamış gökyüzüne kuşlar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!