aynı nehirde yıkadık bedenlerimizi
ruhlarımızı savuran rüzgar
sırtımıza siper ağaçlar
kaybolduğumuz buğday tarlaları
avuçlarımızdan kayan başaklar
sütüne yaslanıp boynuzuna sarıldığımız
sabır küpü can yoldaşları
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı