Sana pembeyle başlayan bir cümleyle seslenmek için yordum kendimi koç zamandır. Kaç zamandır,
yıkanmış yağmurlara vurdum adını yalan kahkahalarına küstü yüreğim Yakalanmış kuşların duygularıydı ellerin ellerimde bıçaklanmış kumruların sancısı anlarsın diye korktu yüreğim sonra anlarsın ve yanarsın diye... oysa acımasız alevlerin etrafında masum bir ateşböceği öyküsüydün
Bu kahpe şehir, bu sürgün şehir kırıyordu ellerini kendini arıyordun ve gülüyordun kan doluyordu gözlerin, öyle ulu sevdalarda anılmıştı ki adın Tanrı katında korktum...
Yağmurları da
alıp içine koydun, sonra taştın
aynalara koştun sonra korktun
oyuncağını kırdılar kaç kez
beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını
Devamını Oku
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta