alacakaranlığın küskün şafağında
ürkek karanlığın beşiğinden düşercesine
mavi gecenin dalından bir yıldız kayıyor
bir aşkın fidanından koparılan dal gibi
bak..!
bir sevda öğütülüyor zaman değirmeninde...
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı