Hoşça kal en sevdiğim yabancı.
Bir vedanın değil, idrak edilmiş bir tamamlanmışlığın sesi dolanıyor yüreğimin dehlizlerinde. Varlığın günlerin akışına serptirilmiş silik bir ışık gibiydi; ne göz alıcı ne de karanlık.
Lâkin yokluğun eşyaya sinen bir sükût bıraktı.
Şimdi ise varlığın, zamanın içinden sessizce çekilmiş bir nakış gibi kaldı bende. Adın ise,dua ile hatırlanan eski bir kelime gibi. Ne tekrar edilen ne unutulan.
Darılma bana ,yanlış yahut eksik değildin tamamlanmış bir imtihandın. Zaman denilen kalbur eksiltirken çoğaltı seni, hatırladıkça da kaybolan bir muamma oldun. Ne dönüşe bir beklenti ne geçmişe varan bir niyaz taşırım heybemde şimdi.
İçim hüzün dolu ,beyaz inciler dökülüyor ruhumdan lâkin sevmeyi olduğu kadar sonsuza çalan bir özlemeyi de mûtenâ köşemde yaşayacağım tesellisiz.
Hoşça kal en iyi dostum ,yoldaşım, ailem, hayat bizi nereye götürürse götürsün içimde bir parçam hep sana tutunacak. Hasretle selam ederim..
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...




Ne güzel demişsiniz
dilinize sağlık
beğeni ile okudum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta