1.
mahallemizde
sadist, kan döken bir horoz var
her sabah
mahallenin tavuklarının tüylerini yolar
gagalar, kovalar, tepelerine biner
ve sonra da bırakıp gider
civcivlerinin isimlerini dahi hatırlamaz
2.
gün doğarken bağıran bir horoz var
mahallemizde
zorba samson gibi
salar kızıl sakalını
gece gündüz hükmeder
nutuk çeker bize
marş okur
zina eder
tekdir o, ebedidir
iktidar sahibi, zorbadır.
3.
mahallemizde
saldırgan, faşist, nazi fikirli
bir horoz var
tankla çaldı idareyi
tutukladı hürriyeti ve hür insanları
bir vatanı feshetti
bir halkı feshetti
bir dili feshetti
geçmişi feshetti
çocukların doğumunu
ve isimlerini çiçeklerin
feshetti
4.
mahallemizde
milli bayramda general elbisesi giyen
bir nesli yiyen
bir nesli içen
bir nesli sarhoş eden
cesetlerden oluşan gemiye binen
ve hayali bir orduyu hezimete uğratan
bir horoz var
5.
mahallemizde
bir horoz var arap asıllı
fethetti binlerce karısıyla
dünyayı
6.
mahallemizde
cahil bir horoz var işte
milislerden birine kumanda eden.
saldırmak ve katletmek
haşhaş üretmek
ve döviz kalpazanlığından başka
birşey bilmeyen.
babasının giysilerini satardı
bir vakit
nikah yüzüğünü rehin bırakır
ölülerin dişlerini dahi
çalardı.
7.
bütün marifeti
tabancasıyla
kelimelerin tepesine ateş etmek olan
bir horoz var
mahallemizde.
8.
mahallemizde
asabi, zırdeli bir horoz var
haccac gibi konuşur bir gün
ve
me’mun gibi yürür kibirle
cami’nin minaresinden haykırak:
“beriyim ben noksanlıklardan,
beriyim kusurlardan
hem devletim ben
hem de kanun”
9.
nasıl gelecek bize bereketli yağmur?
nasıl yetişecek buğday?
hayır nasıl inecek üzerimize
ve bereket nasıl örtecek bizi?
allah’ın yönetmediği
horozun hükmettiği bir memlekette?
10.
ülkemizde
horozun biri gider, biri gelir
zulüm aynı zulümdür.
leninci hükümet gider
amerikancı saldırır
ezilen hep insandır
11.
köyün pazarına uğradığı vakit horoz
kibirle, kabarık tuyleriyle
ve omuzlarında parıldayan hürriyet nişaniyle,
haykırır köyün bütün tavukları
hayranlıkla:
“ey efendimiz horoz! ”
“ey mevlamız horoz! ”
“ey milletin generali, ey meydanın kudretlisi! ”
“sensin milyonlarca kadının sevgilisi”
“ihtiyacın var mı bir cariyeye? ”
“ister misin bir hizmetçi? ”
“peki ya masaj? ”
12.
yönetici hikayeyi duyduğunda
boğazlanmasını emretti horozun, cellada
öfkeli bir sesle dedi ki:
“mahallenin veletlerinden bir velet
nasıl cüret eder benimle
iktidar kavgasına
nasıl cür’et eder bu horoz?
ben tek ve ortaksız iken? ”
“bilir misiniz ben kimim?
kontrolistan devletinde oturan bir yurttaş
kahvede oturmaktan korkan bir yurttaş
fincanın karanlığından devlet çıkarsa diye
bu acaip devleti tanıyor musunuz?
orada güneşin doğması karara muhtaç
horozun ötmesi karara muhtaç
çiftlerin çocuk doğurma isteği
karara muhtaç
karar çıkmamışsa eğer
sevgilinin saçının rüzgârda uçuşmasını
engeller polis.
durum öyle pespaye ki kontrolistan devletinde
toprak tiksinir tohumdan
her kuş korkar öbür kuşlardan
karar sahibi de karara muhtaç
işte böyle bir devlet kontrolistan”
ben ulusal acı günlerinden geliyorum.
çirkinlikler zamanından.
bozgun diyarından.
korkmuş bir kuş gibi yazıyorum..
sürüp giden patlamalar arasında….
yalnız olduğumuzu mu sanıyorsunuz.? .
bu boğazlanmış vatan, hanımefendi.
perdenin arkasında duruyor.
kolay mı sanıyorsun? .
bir kadının göğsüne yaslanmak….
odam dopdoluyken.
kurbanların cesetleriyle,.
ve yoksulların gözleriyle..
Kayıt Tarihi : 2.6.2015 16:32:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

' Korkmuş bir kuş gibi yazıyorum '________________
Ne güzeldin şiir sen. Şaire saygımla.
Ayrıca bilgilendirme için de, çok teşekkür ederim.
Nizar Kabbani
HAYATI (1923 - 1998)
Bir Şamlı ailenin çocuğu olarak doğdu 1923 yılında.
Şam Üniversitesinde hukuk okudu ve Suriye dışişlerinde çalışmaya başladı.
Ülkesini birçok Avrupa ve Asya başkentinde diplomat olarak temsil etti ama yönetimle olan uyuşmazlığı nedeniyle görevinden istifa etti.
Kendisi Adonis ile birlikte en büyük çağdaş Arap şairi olarak görülür.
Naturel, sade ve basit kelimelerle kurallardan ve tabulardan uzak daha çok duyguya ve günlük yaşama yönelik şiirler yazmıştır.
Hiçbir zaman eleştiriye kulak vermemiştir.
Bazı Arap ülkelerinde çoğu eserleri yasaklanmıştır.
1967 Arap-İsrail savaşından sonra Arap şiirinde çağ açıcı bir rol oynamıştır. Gerileme Kitabına Dipnotlar şiiri Beyrut'ta Al-Adab dergisinde Ağustos 1967 sayısında yayımlanır yayımlanmaz bütün Arap dünyasında yasaklanmış ve Arap edebiyatının ilk samizdat örneği olarak gizlice elden ele dolaşmaya başlamıştır.
Bu şiirin yayımlanışı aynı zamanda Al-Adab Al-Huzarani (Haziran Edebiyatı) akımını da doğurmuştur. Haziran Hareketinin kurucusu ve önden gelen şairi Kabbani gerek 1955'lerdeki şiirde sadeleşme hareketinde, gerekse 1967' deki Altı Gün Savaşı 'nın ardından patlayarak çığ gibi artan politik şiirde Arap şiirinin yol göstericisi olmuştur.
İlk kitabı Esmerim Anlattı Bana (1942) 19 yaşındayken yayınlamıştı. Bu kitapla kazandığı şöhreti her geçen yıl arttı.
Okurları lise talebeleri, ev hanımları, akademisyen ve politikacılardan yani her çevreden oluşmuştur.
Kabbani 1998 Mayıs ayında İngilterede vefat etmiştir ve Suriyede gömülmüştür.
TÜM YORUMLAR (7)