Bir köylü güzeli inmiş pınara
Endamını salmış şöyle etrafa
Yok mu o gözleri kömürden kara
Aklımı başımdan aldı güzelim
Köyün en güzeli öyle diyorlar
Dönüp hiç kimseye bakmaz diyorlar
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




hoppala...oldumu şimdi der gibisiniz...
bugün okuduğum en değişik çalışma...
tebriklerimle..
Köy güzeli kaldı mı ki arkdaşım. Valla köylerde yok, şehirlere zaten yok. Uzayda mı gördünüz:))
Şaka bi tarafa...
Gençliğimi hatırlattı . Çeşme başlarında çok pinekledik. Oy gençlik oy..
Tebrkler
Çok güzel bir çalışma olmuş..Ezgisiyle daha da güzel olacagına eminimm...Kutluyorum..Saygılarımla...
Evet Sayın Kur Türkü tadında bir şiir hakikaten yüreğine sağlık tebrikler.
Bu kızın kısmeti çoktu diyorlar
Hiç kimsede gönlü yoktu diyorlar
Bula bula deli buldu diyorlar
Küçücük aklımı aldı güzelim
Hoppala.....oy oy
Türkü sözlüm sana gönlümü verdim
Ceylan gözlüm seni öyle bir sevdim
Nazlı çiçeğimsin kokuna geldim
Hoppala.....oh oh
*******************************
Güzeldi...Saygımla
Güzel bir türkü sözü olmuş. Tebrik ediyor sonsuz selamlarımı sunuyorum.
Türkü sözlüm sana gönlümü verdim
Ceylan gözlüm seni öyle bir sevdim
Nazlı çiçeğimsin kokuna geldim
Güzel mısralara tebrikler
Mustafa Yiğit
kutlarım.kaleminiz daim olsun.
YÜREĞİMİZİ TİTRETTİ VALLA BU KÖYLÜ GÜZELİ... AHENKLİ BİR O KADAR DA NEŞELİ BİR ÇALIŞMA OLMUŞ YÜREĞİNE SAĞLIK...
Hoppala
Bir köylü güzeli inmiş pınara
Endamını salmış şöyle etrafa
O gözleri yok mu kömürden kara
Aklımı başımdan aldı güzelim
Köyün en güzeli ona diyorlar
O herkese öyle bakmaz diyorlar
Onun yanlız kalbi sende diyorlar
İçimde alevi yaktı güzelim
Hoppala.....oy oy
Türkü sözlüm sana gönlümü verdim
Ceylan gözlüm seni öyle bir sevdim
Nazlı çiçeğimsin kokuna geldim
Hoppala.....oh oh
Güzelden güzeli çamaşır yıkar
Ona bakanların içini yakar
Şöyle etrafına öyle bir bakar
Aklımı başımdan aldı güzelim
Bu kızın kısmeti çoktu diyorlar
Hiç kimsede gönlü yoktu diyorlar
Bula bula deli buldu diyorlar
Küçücük aklımı aldı güzelim
Hoppala.....oy oy
Türkü sözlüm sana gönlümü verdim
Ceylan gözlüm seni öyle bir sevdim
Nazlı çiçeğimsin kokuna geldim
Hoppala.....oh oh
05/11/07.....Berkay Kur.
Berkay Kur
BERKAY BEY ; ÇOCUKLUĞUM 7 YAŞINA KADAR TAM ORTASINDAN KÜÇÜK BİR DERE AKAN ,HENÜZ ELEKTRİĞİ OLMAYAN KÜÇÜK BİR KÖYDE GEÇTİ...KÖY HAYATIYLA İLGİLİ AKLIMDA KALANLARIN HEME HEMEN HEPSİNİ SİZ MISRALARA ZATEN DÖKMÜŞSÜNÜZ....ANNEMLER DEREDE KÜLLÜ SUYLA VE TOKAÇLA ÇAMAŞIRLARI NASIL YIKADIKLARINI HALA HAYAL GİBİ HATIRLARIM.....KUTLARIM OTANTİK YAŞAMI VE AŞKLARI MISRALARA DÖKEN YÜREĞİNİZİ...SELAMLARIMLA TAM PUANIMI YOLLUYORUM...SEVGİYLE KALIN...SAYGILARIMLA...İBRAHİM YILMAZ.
Bu şiir ile ilgili 46 tane yorum bulunmakta