Kırk beşi devirdim geçenlerde
Nasıl geçti onca yıl, onca zaman
Yok yok rüzgar gibi değil
Rüzgar kah eser, kah durur
Bizimkisi kesintisiz, tam yol ileri
Hızlı tren daha uygun sanki
Nasıl bindim hiç hatırlamıyorum
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Yaşama dair mükemmel ötesi mısralardı.
Tebriklerimi arz ediyorum efendim.
İşte şurada
Altmış-yetmiş metre ileride
Son durak
Bu durakta
İsteseler de
İstemeseler de
Tüm yolcular inecek
Ve…
İnenler
Bir daha da bu trene binemeyecek …
Ben de naçizane Kısa Yol Hikayesi (Raylar ve İnsanlar) adlı naçizane şiirimden mısralarımla, duygu denizinizde damla olmak istedim.
Saygıyla.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta