Ağalık köylünün başına bela,
Yediği lokmayı sayar ağası;
Dayağa, zılgıta olur müptela,
Verir ona her gün ayar ağası.
Kimi ağa hırsız, kaypak, yalancı,
Tükrüğünü yalar yoktur utancı.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Sayın Mustafa Bay, katkınız ve değerlendirmeniz için teşekkür eder, esenlik dilerim.
Evet,
"Hıyarağası"
En tanınmışı
Zamane olanı
"Modaya" uyanı!
O soyarken
Öyle belli de etmez,
Bahanesi de vardır zaten,
"Kabuktan"
Gereksiz engelden kurtulmaktır.....
Ne desem ki
Hala sürüyorsa "FEODAL" düzen,
Ağalık, şıhlık!
Bir buna baş kaldırmadı "özgürlük savaşçıları!"
Tebrikler Nevzat Bey...
Sayın Mustafa Bay, katkınız ve değerlendirmeniz için teşekkür eder, esenlik dilerim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta