Bir bakış, bir dokunuş, bir duyuş, bir gülümseme, belki
de yanılsama, kavrayış, geceyi duyamama, yok olanı düşleme, bildiğini soramama, var olanı unutunca bazen bir hatırlayış, süzülüş damla gibi, karıncaya karışma, susuzluğun sesi, damağımdaki tat, zevk-ü sefa. Belleğim paramparça. Gündüzden kalanla birikip yığılan onlarca. Üstelik yerimde kim olsa aynısını söyler. Bu sen misin tül perdeler? Dokunduğum sen misin yoksa kelimelerin mi? Bu ben miyim Allah’ım, benim sinirlerim mi?
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta