Bir bakış, bir dokunuş, bir duyuş, bir gülümseme, belki
de yanılsama, kavrayış, geceyi duyamama, yok olanı düşleme, bildiğini soramama, var olanı unutunca bazen bir hatırlayış, süzülüş damla gibi, karıncaya karışma, susuzluğun sesi, damağımdaki tat, zevk-ü sefa. Belleğim paramparça. Gündüzden kalanla birikip yığılan onlarca. Üstelik yerimde kim olsa aynısını söyler. Bu sen misin tül perdeler? Dokunduğum sen misin yoksa kelimelerin mi? Bu ben miyim Allah’ım, benim sinirlerim mi?
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta