Bir bakış, bir dokunuş, bir duyuş, bir gülümseme, belki
de yanılsama, kavrayış, geceyi duyamama, yok olanı düşleme, bildiğini soramama, var olanı unutunca bazen bir hatırlayış, süzülüş damla gibi, karıncaya karışma, susuzluğun sesi, damağımdaki tat, zevk-ü sefa. Belleğim paramparça. Gündüzden kalanla birikip yığılan onlarca. Üstelik yerimde kim olsa aynısını söyler. Bu sen misin tül perdeler? Dokunduğum sen misin yoksa kelimelerin mi? Bu ben miyim Allah’ım, benim sinirlerim mi?
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta