Seni düşlüyorum...
Buruk bir acıyla...
Lakin bir o kadar da umutlu...
Yine seni düşlediğim bir gecenin yarısı,
Sağnak sağnak yağıyor üzerime,
Sevgi yağmuru mütemadiyen,
Işıl gözlerinin hasretiyle yanan,
Sıcaklığına daha fazla dayanamayan,
Hazan günlerinde geldim sana,
Yorgun bedenimle kadınım...
Akşamın hüzünlü saatlerinde dolaşırken,
Sanki bir düş aleminde dans ediyoruz gibi...
Gözlerde tükenmeyecek bir sevdanın parıltısı vardı.
Saatler başka zamanlarda geçmek bilmezken,
Seninle hızla akıp geçiyordu.
Belki de hiç dile gelmeyecek bir şehirdeyim,
Kendinden emin, bir o kadarda sevinçliyim,
Bıraksalar bizi bizimle başbaşa,
Her anımızı bir ömre sığdıracak gibiyim...
İnanması bana bile zor geliyor ama
Şuan karşında seninle aynı yerdeyim...
Bakışlarımız hep kaçıyor kadere isyan edercesine,
Artık bir daha ayrılmayalım dercesine,
Hiç bedenimi taşırken titrememişti dizlerim böylesine.
Biraz sonra çok farklı yerlere gideceğimizi bilircesine,
Ayrılsak da yine kalplerde beraberiz derken,
Yarı aydınlık parkın kaldırımlarında,
Gördükçe niye ayrılıyoruz diyen bakışların kaldı...
Yenip yutulacak şey değildi benim için,
Ellerimi bırakıp gitmen,
Sevginin dayanılmayan vuslatını yaşarken,
Unutamadığım kokunu alıyorum her sarılışında...
Koşarak karanlıkta kaybolup gidişinle;
Donup kalan bedenimle;
Kendimle başbaşayım artık...
Ellerim havada bomboş kaldı öylece...
Sen ise karanlıkta kaybolup gittin.
İşte o an gözümden iki damla düştü kaldırım taşlarına,
Birisi senin; birisi benim içindi...
Yaşadıklarımı hissetmekten,
Hissettiklerimle yaşamayı öğrettin...
23 Ekim 2002 Bursa
Cafer Tayyar ÖzkanKayıt Tarihi : 28.9.2004 12:21:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)