buharla yıkandınız mı hiç?
değil bir hafta ayda bir yıkanırsan eğer
-şanslı sayılırsın-
ben hiç insan olamadım,
mahkumdum sadece...
Hey gidi çocukluğum hey!
Soluduğum hava,
tırmandığım ağaç dalları,
oynadığım bebeklerim, nerdesiniz?
Hangi çocuğa ev sahipliği yapıyorsunuz kimbilir...
Hani nerde çocukluk sevincim,
cumartesinin pazara bağlandığı şu gecede
saat tam on ikiyi gösteriyor
bugün benim doğum günüm
yeni bir yaşa girdim diye sevinmeli miyim
eski günlerimi yad mı etmeliyim
yoksa kompleks mi yapmalıyım bilmiyorum
geçtiğim yollarda bıraktım anılarımı,
üzerinden nice insan geçti
kaç kere yağmur sularında
bu bayram sabahı çocuk olmak varmış
sabaha kadar tek gözü açık yatıp
ezan sesiyle yataktan fırlamak varmış.
aile büyüklerinin elleri öpüldükten sonra
özenle hazırlanıp, ütülenen bayramlıklarımızı
Ertelenmiş bir hayatın
ertelenmiş aynadaki
yüzüydüm sadece,
her gün bakmakla zorunlu olduğum...
Yüzümdeki çizgiler
geçmişten armağandı,
'Ben yarime gülüm demem gülün ömrü az olur' diyordu şair
Sense bana hergün gülüm derdin.
Gülüm…
Sen her gün gülüm dedin, ben güldüm
Sen son kez gülüm dedin
Ben hergün öldüm…
çaresiz kaldın mı hayatta hiç?
işlemediğin bir suçtan ötürü ceza aldığın oldu mu?
bile bile yalan söyledin mi birine hiç yoktan
ya da birini kaybetmemek adına çırpındın mı hiç,
uçamayacağının farkında olduğun halde?
arkandaki çığlıkları duymamazlıktan geldiğin,
hiçbir şey dokunmazmış insana
sevgilinin ansızın çekip gitmesi kadar
niye sevdiği insanı kendi çizemez insan
dışarıda yağmur yağıyor
penceremin buğulu camını siliyorum
sol elimle, sağ elimle de gözyaşımı...
hatırlıyormusun sen de beni böyle bir akşam
terk etmiştin ela gözlüm,
sen de böyle bir akşam kapıyı çarpıp çıkmıştın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!