Hastanenin önündeydi, yaşlı bir adam, bankta oturan yaşlı bir adam
genç bir adam yaklaştı yanına, oturdu banka, çekinerek yanaştı yaşlı adama
yaşlı adam sessiz, çok sessiz, zaman gibi; genç adam da öyle, zaman gibi
vazgeçti soruyu sormaktan, zamana kapılıp sürüklenerek ağaçlaşmaktan
-yaşlandırıcı bir şeydir, sorulmak istenen soruyu sormaya çalışmak.-
ağaçlar, yeşillikle örtünmüştü ancak zaman, hiçbirliliğiyle ilerlemişti:
Dökülmüştü ağaçların yaprakları, gökyüzüyse istemişti yer çekimini reddetmeyi.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta