Hastanenin önündeydi, yaşlı bir adam, bankta oturan yaşlı bir adam
genç bir adam yaklaştı yanına, oturdu banka, çekinerek yanaştı yaşlı adama
yaşlı adam sessiz, çok sessiz, zaman gibi; genç adam da öyle, zaman gibi
vazgeçti soruyu sormaktan, zamana kapılıp sürüklenerek ağaçlaşmaktan
-yaşlandırıcı bir şeydir, sorulmak istenen soruyu sormaya çalışmak.-
ağaçlar, yeşillikle örtünmüştü ancak zaman, hiçbirliliğiyle ilerlemişti:
Dökülmüştü ağaçların yaprakları, gökyüzüyse istemişti yer çekimini reddetmeyi.
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta