Hastanenin önündeydi, yaşlı bir adam, bankta oturan yaşlı bir adam
genç bir adam yaklaştı yanına, oturdu banka, çekinerek yanaştı yaşlı adama
yaşlı adam sessiz, çok sessiz, zaman gibi; genç adam da öyle, zaman gibi
vazgeçti soruyu sormaktan, zamana kapılıp sürüklenerek ağaçlaşmaktan
-yaşlandırıcı bir şeydir, sorulmak istenen soruyu sormaya çalışmak.-
ağaçlar, yeşillikle örtünmüştü ancak zaman, hiçbirliliğiyle ilerlemişti:
Dökülmüştü ağaçların yaprakları, gökyüzüyse istemişti yer çekimini reddetmeyi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta