baktığım her yerde görmekten, gerçek ile hayali karıştırır oldum.. her an aklımda , fikrimde sen varsın.. etkinden çıkamıyorum.. biraz ıssız sokaklarda , karanlık yollarda yürüyorum.. yine her baktığım yerde sen.. duyduğum sesler, senin.. gördüğüm gözler senin gözlerin.. kendimi kaptırmış yola koyulmuşken , eski alışkanlıklar makas atmaya başlıyorum.. sonra yine bir ses ''çok hızlı gitme olur mu?'' yavaşlıyorum.. sahipsiz bir hüzündeyim sanki yokluğunda .. özlemin de ötesinde , gariban bir barakada yatıyor gençliğim, it gibi titrerken soğuktan.. senin krizine giriyorum.. yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı bile , hesap kitap defterinde sorgulayamıyorum.. vicdanım azap ile kaplı.. çok rahatsız oluyorum.. onu da seninle susturabiliyorum.. biraz endişeliyim.. biraz kederli.. biraz aceleci.. biraz sitemkar.. en çok kendime kızıyorum bu ara.. en çok kendime öfkeleniyorum.. çocuk olmak istiyorum.. yalandan hastalanmak.. tebeşir yutarak hasta numarası yapmak birazda.. anlatamadığım her şeyi.. yüreğime gizliyorum sevgili.. konuşmuyorum sevgili.. yazamıyorum.. hasretini özlemini aşkını çok iyi anlatamıyorum.. iyi değilim bu konuda.. kendimi yeterli bulmuyorum.. çünkü sen her şeyin en güzelini hak ediyorsun sevgili.. her şeyi yüreğime atıyorum.. içimde biriktiriyorum sırf bu yüzden.. soranlara ''iyiyim'' diyerek yalanlar söylüyorum.. sonra birde gözlerimin önüne seni getirdim mi, tebessüm ediyorum.. herkesi kandırabiliyorum.. yüreğim sensizliğin kaçıncı ölüm sessizliğinde.. yüreğim sensiz kaçıncı hazan mevsiminde.. yüreğim.. kan damlıyor.. kan kusuyor.. bu kasım gecesinde.. bir tek sen varsın sevgili.. sadece sen.. ille de sen varsın sevgili.. ben diye gördüğün ne varsa, aslında sensin sevgili.. ben diye ne varsa bu dünyada , hepsinde sen varsın.. her gecemde sen varsın.. her göz yaşımda.. her endişeli bekleyişlerimde sen.. ışık oluyorsun karanlık gecelerime.. her yerdesin.. gözyaşlarında saklıyım.. ağlamaya kıyamazsın belki diye.. hüznünün içindeyim, üzülmek istemezsin diye.. korkularındayım bir daha korkma diye.. damarlarında dolaşıyorum.. kapat gözlerini ve bana bak.. '' hissettiğin , her yerdeyim ''
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta