eğreti durduğum masalarda
oyunlarla eksildim
attığım her zar kırık geldi
çokça, hep yektim oysa
oyunlarla yaşamadığımdan
şart değil
oyun biterse gidebilirdim
hiçbir vaadini sonuna kadar gitmemiş
insanların vadisinde hep yektim
- bütün oyunlar benim için kuruldu aslında
zaman zaman unutsam da -
çok yoruldum
sürgün zamanda yol almaktan
sonra uzunca duruldum
çocukluğuma fırlatılmış bir ok gibi
kalbime saplanan sesin peşindeyim artık
incitmeden ses tellerini
göğü okşuyorum
zalim bir ışık yakmıştı gözlerimi
karanlıklara gömüldüm hep yektim
dargındım nazlı açan
dallarla, telâşlı yataklarla
kırgındım belâ açan
öpüşlerle, çürümüş yüzlerle
sonra feryadımı
keşfe çıkardım hiç'e
bir sesin rahmine düştüm
eriyorum
harap olmuş içime
akla yatkın olmayan
kırılgan ve uzak sesiyle
dirimin tohumunu serpen
lâl'in suskun bakışlarıyla
seviştirmek istiyorum
yitik ışığını çığlığımın
sözü bitirmek
bütün oyunların
sağır eden uğultusundan
çekilmek istiyorum
yatağıma
insan biraz da
sürdüğü izde
kaybolandır
hiç'in hazzında
Kayıt Tarihi : 30.12.2003 02:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!