Bazı akşamlar,
sebebini hiçbir yere bağlayamadığım, ne bir ayrılığa ne bir ölüme ne de yarım kalmış bir hikâyeye yükleyebildiğim bir sıkıntı gelip oturuyor içime; sanki yıllardır kullanılmayan bir odanın penceresi açılmış da içeride biriken bütün tozlar, bütün eski sesler, bütün unutulmuş yüzler aynı anda havalanmış gibi.
O vakit anlıyorum,
insanın en büyük yalnızlığı yanında kimsenin olmaması değil, kendisine ait olduğunu sandığı kalbin birdenbire yabancı bir eve dönüşmesidir; odalarını tanıdığı hâlde içinde kaybolduğu, kapılarını bildiği hâlde çıkışını bulamadığı bir ev.
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta