zaman sükut zamanı...zaman koskaca “hiç” zamanı... iç sesimin titrek tınısını bile yansıtmaya çekindiğim şu günlerde ne mi düşünüyorum?..."hiç"...koskoca bir “hiç”... birisi size "hiç" dediğinde es geçersiniz değil mi?... “hiç”lik insanın ruh halini dışa yansımasına son nokta koyar niteliğindedir, ama değildir aslında...
"hiç"; var olanın içindedir. önemli olan beklide önemsenmemek ya da kimsenin gözünde hiçbir şey olmamak...
var oldukça yok olmak mesela… çıkmaz sokağa girmek bile bile… günlerini, aylarını boşlukla doldurmak… kendini bir yere ait olduğunu hissetmemek…”hiç”lik duygusu insanın kendisini birebir boşluğa bırakmasından çok kendisini dışlaması aşamasında durum kötü hal almıştır. Psikiyatri dayanışmasına girilir, eninde sonunda bir iç hesaplaşma sonucu oluşur ve devalar aranır, duygular uyuşturulur… çevrenizde ne kadar negatif insanlar varsa onlar bizi bulacaktır, nasılsa “hiç” oluşumuz bizleri birbirine çekecektir.
yaşaman “hiç”lik… ha bugün, ha yarın… şimdiden ölü sayılırsın… oldum olası hayatıma giren herkes içimde “hiç” bir şey olmamaya çalışıyor… gitsende, kalsanda kimsenin umurunda değilsin…
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta