Dedi:
- Ağlayamadığım günlere adak olsun bu yaşlar…
Kendi yalnızlığının dilinde yazılmış bir manifesto edasıyla.
Oysa
- Her şey değişiyor; yollar, adımlar, vasıtalar, varılanlar, bırakılanlar, kıyafetler…
Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...
Devamını Oku
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...




' bana hayatı çocukça anlat! Dilini bilmiyorum bu alemin..' çok akıcı ve her dizesi başka güzel...kaleminize sağlık..
Şiirden çok düz yazıya benzemiş.
içimde bunca ışıkla onca karanlığa kafa tutamam.
Derdi. Geceleri yastığına düşerdi hüzün gözbebeklerinde büyüyüp. Gözlerini sıkıca yumardı bu zamanlarda çocukluktan kalma alışkanlığıyla…
Ve
- Tanrım!
Derdi.
-Bana hayatı çocukça anlat! Dilini bilmiyorum bu alemin…!
..
iyi kalem
iç ses iyi..
kutlarım sayın CANPOLAT
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta