Bir kitapçı dükkanındayız seninle.Baktığımız kitaplar hep sevgiyi anlatıyor.Ben beline dolamışım kolumu ve gözlerim gözlerine dalıyor...
Derinliğinde kayboluyorum.Bu kitapçıdan çıkmayı hiç istemiyorum...
Sanki çıkar çıkmaz bitecekmiş her şey ve uyandırılacağım.Sımsıkı sarılıyorum sana...
Sen gülümsüyorsun, sonra dışarıya çıkıyoruz.Yağmur yağmış İstanbul'a.Bir ağaç bırakıveriyor yapraklarını sonbahara hediye.Ve bir köprünün ortasındayız.Ben dudağına bir öpücük konduruyorum...
İçimde birdenbire büyüyor yine o korku.
Dudakların daha soğuk sanki ve sarılışın.
Birşeyler var.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



