Hey, görün burası dünya!
İnsanların insanları, bir akşam yemeğinde,
Kibarca, çatal ucuyla, yediği, büyük bir sofra.
Ben, bu sofraya oturmak istemiyorum,
Hatta, masayı devirip yıkmaya geldim.
Gözlerimdeki öfke, peygamber edası değil
Sadece, çiğnenen bir kürdan kadar, onurun artığıdır.
Eve ekmek götürürken.
"Evet, buna "isyan" edecek kadar nefesim var.
Yoksa bir işkur kuyruğunda, sessizce,
Ölümümü bir sonraki aya mı ertelemeye mi çalışmam
Siz ey, önlüğünü birer ilmek gibi boynunda taşıyanlar!
Siz ey, gökyüzünü bir ekonomi bülteni sananlar
Benim göğsümde çarpan şey, sizin hisse senetleriniz değil;
Patlamaya hazırlanan, bir tüfeğin sessizliğidir.
Çok yoruldum belki ama teslim olmak
Başka bir mevsimde Kar kışa teslim
Bizim iklimimizde çığlar ve kara keçiler yetişir
Şimdi söyleyin hangimiz daha insan
Hangimiz, işlediği cinayetin başında ağlar.
Neyse cevabını vermek bile gereksiz
Çünkü soru sormak için yapa zeka var.
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 20:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!