Unuturlar seni ey can, unuturlar elbet...
O dar kapıdan, o karanlık menzile girdiğin gün,
Ardında bıraktığın ne varsa silinir gider.
Eşin, dostun feryat eder, gözyaşı döker amma,
Sadece o taşa, musallaya vardığın gün.
Kalkar gözündeki o kalın gaflet perdesi, Dünya bir rüyaymış, anlarsın öldüğünde.
"Ben" dediğin ne varsa, meçhule karışır da,
İsmin bir fatiha olur, dillerde bittiğinde;
Hükmün infaz edilir, musallaya vardığın gün.
Kazılır toprağın, derin bir sessizlik başlar,
Mezar başında durup, sual eder yoldaşlar.
"Hakkınızı helal edin!" nidası yükselirken,
Sessiz bir feryat kopar ruhunda derinden;
Geri dönüşü yoktur, musallaya vardığın gün.
Yüzün döner kıbleye, bedenin buz kesilir,
Yanında sadece amelin, o eski dostun kalır.
Huzur-u Mahşer’e giden o ince yolda,
Hesap vakti yaklaşır, dilin dursa da;
Cevap vereceksin Hakk’a, musallaya vardığın gün.
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 16:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!