Bir güz mevsimini izliyorum sağdan sola savrulan ,sararıp solmuş yapraklar.
Yazın kavurucu sıcağı geride kalmış.
Ilık havanın ve hazan manzaranın keyfinde beşer,nebat,hayvanatlar.
Banka sırtımı dayamış,sessiz ve sedasız gözler takip etmekte gezipte tefekkür ettiğim her yerleri...
Ara ara daldığım yerden ayrılıyor ya tanık oluyorum ya da kulak misafiri.
Önümüz kış,yaz gelen de yaparız düğünü çağırırız eş dost akrabayı.
Sese döndüm nişanlı bir çift,gözler cıvıl cıvıl,bakışlar huzur ve neşe..
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta