Varolmanın tüketmek gibi bir BEDELi var; evet bedel! ... çünkü bu bedeli ödemez isek ya açlıktan ya da kederimizden ölürüz... :)
Nasıl mı? Şöyle:
Doğduğumuz an, tüketmeye başlıyoruz ömrümüzü, yine tüketmeye başlıyoruz doğanın bize sunduğu gıdaları, güzellikleri, havayı, canlı ve cansız milyonlarca,milyarlarca varlığı...
Tüketiyoruz sevgileri, korkuları, özlemleri, öfkeleri, umutları, hayalleri... özetle; duyguları!
Bilinmeyeni tüketiyoruz, çünkü öğreniyoruz (azalan bişey bitiyor demektir, yani tükeniyordur, bu evrensel bir gerçek değil mi?) :)
Varolmanın üretmek gibi de bir BEDELi var; evet bedel! ...zira yaşıyorsak üreteceğiz kaçarı göçeri yok, buna mecburuz! :)
Neden mi? ..:
Doğduğumuz an üretmeye de başlıyoruz; sesler üretiyoruz...eylemler, şekiller üretiyoruz... nedenler ve nasıllar...tükettiklerimizin yerine koyduğumuz yeni şeyler de oluyor; bazen aynısının tıpkısı bazen hiç alakasızı :)
Eski duygulara yeni ifadeler üretiyoruz; bazen anlamlı bazen anlamsız...Mekanlar, araçlar, yollar üretiyoruz yeni yeni insanlar, insancıklar sonra...Bilgi üretiyoruz, kahramanlar ve kahramanlıklar... tapınacak tabular oluyor sonra bunlar ve yeni yeni tanrılar üretiyoruz.Erdemler üretiyoruz, saklıyoruz... sonra biz bile bulamıyoruz, hayali kalıyor geriye...ve özlemler, hikayeler, masallar üretiyoruz onlardan daha sonra...
Başarmanın ÇALIŞMAK gibi bir BEDELİ var; emek olmadan yemek olmuyor zira ama biz ya en az emekle en iyi imkanlara sahip olamadığımıza hayıflanarak zamanı ya da anlamsız koşturmacalarla, kendimizi tüketiyoruz.Bazan devletten çok devletçi olup ömrümüzü, bazen bencil sorumsuzluklarla çevremizi tüketiyoruz...
İyi bir eş olmanın bedelleri çok; dürüst, sadık, sevgi dolu, anlayışlı olmak vs. vs...ve bunlarında kendi içinde başka bedelleri var, dürüst olmak kolay değil örneğin özün sözün bir olacak, ne siyah ne beyaz yalanların ne ufak ne büyük kaçamakların olacak.Zor zenaat, bu yüzden genelde bu bedel hep veresiye defterinde ne inkar edilen nede ödenen bir borç olarak kayıtlı durur.Tıpkı bir gelenek gibi herkes defterine yazar, sayfaları tüketiriz... :)
İyi bir insan olmanın da bedelleri büyük, iyi olan her şey oldukça pahalı zaten, o yüzden genelde yaz tahtaya al haftaya olur bu bedeller, güveni tüketip sahip olduklarımızıda bir bir yediemin'e bırakır, gideriz yalnızlığımıza ve umudu tüketiriz..
Herşeye kafa yorup herşeye can sıkarak sağlığımızı, yarını kazanmak için bu günü, günü kurtarmak içinse bir ömrü tüketiriz.Bu böyle devam eder gider...
Bir şey olmak ya da bir şeye sahip olmak veya bir şey yapmak yahut yaptırmak için hep bedeller öderiz,dünyanın kanunu bu, ne diyebiliriz ki...? Birşeyler tüketirken birşeyleri üretir,birşeyleri üretirkende birşeyleri tüketiriz :) İnsan ne istediğini biliyor, sahip olduğu şeyler ve ödediği bedellerin muhasebesini yapıyorsa ve hem de tüm bunların bedelini ödüyorsa diyecek bişey yok,helal olsun! Hesabı ödememek için kaçıp yolları tüketenlerede,( :)) ne diyelim, uğurlar olsun!
Songül UçarKayıt Tarihi : 29.3.2011 12:33:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!