Herkes kendi kaderinin sıradağlarında sırlarıyla sıralanır. Kendimizle tanışmak zirvede olur. Çoğumuz kendimizle tanışmayı hep ertelemişiz.
-Ertelenmiş düşler değil yaşananlar. Ruhumuza ekilmiş yarınlar kadar kemdimize yakın yetişmek lazım.En yeşilden, en maviye kadar toprak kokmalı.Her şeyin değdiği yer topraktır.Bütün dünya toprağın özüne özetlenir.Bu özetin sahibi insandır.
Herkes kendi nefesinde tutukluk yapar. Herkes içsellerine nişan eder, herkes kendi hayal kırıklığında kırılır. Ve herkes kendine nefesinin sessizliğinde kendine yenik.Şimdi detone olduğum bu kader şarkısında hangi seni, hangi senle yaşamaya geldim.
Nağmesi sana benziyor kaderinin.Bestelemeye gelirken, sana bestelendim.Aynı kaderin terazisinde sevmeye tartıldı. Yanışlarımı tartacak bir mizan arıyordum.Geldin, tartın, sol yanına bıraktın.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim