Her biten yıl geride öğretiler bırakarak gider. Her yeni gelen yıl da yeni yeni umutlarla gelir.
Giden yılla beraber bizi üzen ve mutlu eden günler, anlar olmuş olabilir. Ama bizim yapabileceğimiz, kendimiz için yapabileceğimiz; bu kötü yaşananları tecrübe olarak beynimize kaydetmemiz ve bir ders çıkarabilmemizdir.
Unutmak mümkün değildir elbette. Sonra unutmak, yine aynı hataları yapmaktan başka bir işe yaramaz. Onun için unutmadan, kafaya da fazla takmadan yaşamak gerekir. Hayat, bir zindana dönmeden hem de...Düşmanlarımızı affetmek, onlara verebileceğimiz en ağır cezadır. Zaten bir daha çevremizde olmalarına, bize zarar verebilmelerine izin vermezsek en iyi çözümü bulmuşuz demektir.
''Düşmanlarınızı affedin ama unutmayın'' diye bir söz var. Çok güzel.Onları affetmiş olmamız her yaptıklarını unuttuğumuz anlamına gelmemelidir. Affedilmişlerdir ama yaptıkları ve karakterleri unutulmamıştır beynimizde...
''Dünde kaldı düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek'' Mevlâna'nın bu sözünü de geçen gün bana mektubunda yazan ailemizin büyüğünden öğrendim.Dünde yaşananlar yaşanmış ve bitmiştir. Bugün ileriye dönük kararlar almanın vakti saati gelmiştir.
Onun çok güzel başka bir sözü daha var:'' Mevlâm neylerse, güzel eyler.'' Mevlâmız, bizim başımıza gelenleri kötülüğümüz için karşımıza çıkartmamıştır. Kötü deneyimleri de yaşamamızı sağlayarak, kendimize yeni bir yön çizmemiz için yapmıştır. İyiyi kötüyü ayırt edebilmemiz ve kendimizi koruyabilmemiz için gönül gözümüzü açmamızı sağlamıştır.
Hepimizin bildiği başka bir söz daha var:'' Her şerde, bir hayır vardır.'' Her kötü olayda bile ders çıkartmamız ve tedbirini almamız gerekir. Belki ''bizim acı bir olay'', ''talihsiz bir olay'' diye tanımladığımız şey aslında hiç de öyle göründüğü gibi değildir. Yanılgılarımızın farkına varmamız için başımıza gelen en güzel şeydir örneğin...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Zaman bir süreçtir gelip,geçen.Bu sürecin en uzun süresi yıl,en
kısa süresi ise andır.Anı yaşayarak,yıllara bitiriyoruz.Yazınızda
dediğiniz gibi geçen her andan iyi veya kötü anılarımız oluyor.
Size bir şiirimin dörtlüğünü yazmak istiyorum.
*Uğraşma,boşa çaban,
Su akar,geçer zaman,
Yarın olacak bugün,
Oldu bile,bugün dün*
Şiir sayfamda *Bol Şans*olarak kayıtlıdır.Arzu ederseniz okuyabilirsiniz.Bol şans dilerim.
''Dünde kaldı düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek'' Mevlâna'nın bu sözünü de geçen gün bana mektubunda yazan ailemizin büyüğünden öğrendim.Dünde yaşananlar yaşanmış ve bitmiştir. Bugün ileriye dönük kararlar almanın vakti saati gelmiştir
anlamlı,,çok güzel,,tebrikler dost,,
tebrik ederim...
Güzel öğretiler ve hayat dersleri..Tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta