Tarlada karasabanda, ekinde orakta onlar…
Güneşin altında çapada topraktan ürün toplayan onlar…
Bazen karasabanda koşulan ve sırtında sepet, sırtında küfe, sırtında odun taşıyan onlar…
Bir avuç tarlasından aşını, ekmeğini, ilacını çıkarmak için sabahtan akşama kadar toprakla savaşan onlar…
Kızgın güneşin yaktığı elleri ayakları nasırlı, her gün bağırlarında yoksul umut, alınlarında buram buram terle çalışan onlar...
Yoksulluğun kahrolası sefilliğin “alınyazısı” olan ve köyünden başka köy, ağasından başka ağa tanımayan onlar…
Davarı güden, tomruğu ormandan çeken, daha genç yaşta çöken bu insanlar onlar…
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Hak etmisler duruslari ile..
onlar...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta