Edep ve haya ile Osman’ı an
Sıddıklar köşkünde Ebubekir can
İlim ve Hikmetsiz geçen ömre yan
Dilleri cihanı sarmış görürsün...
Sevr mağarasında yar ile yaren
Aşk ilmeğinde örümcek ağ ören
Her tecellide sebepleri düren
Elleri semaya varmış görürsün...
Hicret, şıra yıldızının akması
Asra fetih kolyesini takması
Aşk odunda gönülleri yakması
Dalları rükua varmış görürsün...
İki nişanın var; yetim ve emin
Kainatın nakısındaki zemin
Kutlu ve çileli geçit hemzemin
Yolları önüne varmış görürsün...
Mekke, mecalimin mihrabındasın
Rahmet damlalarının kabındasın
Bedir şehitlerinin katındasın
Gözleri sensiz kararmış görürsün...
Medine, hal ile arzın minberi
Kuşatır alemi Resul haberi
Her hac mevsimi andırır mahşeri
İzleri yerden koparmış görürsün
Bin dört yüz yıl, kıl gibi çeker akıl
İnkar, cinnet koğuşundaki çakıl
Mahzun ol kavrul, yada her dem yakıl
Yılları Hakka yakarmış görürsün.
Kayıt Tarihi : 26.12.2006 20:15:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hac mevsimi bütün yüzler kabeye yönelir. o yönelişin halini yaşamak istedim
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!