Sınıfın kapısından içeri girdi. Yabancı gözlerle içeriyi süzdü. Öğrencilerde ilk defa derslerine giren bu öğretmene dikkatlice baktılar, tedirgin.
-Tünaydın çocuklar
Hep bir ağızdan ilk tanışmanın, o ilk adımı atmanın heyacanıyla bağırdılar;
-Tünaydınnn Öğretmenimmm
Gülümsedi. Oturun çocuklar dedi. Yavaşça pencere kenarına yakın masasına oturdu. Göz ucuyla dışarıya baktı, her tarafta bembeyaz kar vardı. Ufak ufakta atıştıyordu kar. Benim geldiğim yerde yağmaz bu kadar diye geçirdi içinden. Ama benim doğduğum yerde yağar dedi. Kendini toparladı, öğrenciler pırıl pırıl gözlerle yeni öğretmenlerini süzüyor, kimisi düzgün, uzun saçlarına bakıyor, kimisi elbisesine, kimisi ise gözlerinin tam içine,
-Evet çocuklar ben sizin yeni Türkçe öğretmeninizim. cümlesini bititir bitirmez sınıfta bir uğultu koptu, öğrencilerden biri.
-Öğretmenim Mehmet Hoca ya ne oldu?
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




sueda şarimi olacak ne:)
:)
Öğrenci arkasına döndü, şaşırmıştı. Biraz utangaç bir tavırla cevap verdi.
-Kağıtta yazıyor öğretmenim....(tabi bu istenmeyen bir cevap:)
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta