Kırlangıç süzülerek bir dala kondu, dal eğildi hafifçe, selamlaştı yaprak
Kış gelmeden döküleceğini biliyordu, rengi hüzün dokulu, sarı sıcak
Kurudukça dökülecek, döküldükçe süpürülecekti, sonu belliydi toprak
Kitap, defter arasına konmayacak, uzun süre anılarda saklanmayacak
Közler üzerine düşenler yanıyordu, sessiz, sessiz, damar damar kıvrılarak
Koyu dumanlar yükseliyordu havaya, dans eden küçük bulutçuklar yaparak
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Yarınlar nelere gebe..bilemiyoruz üstadım..
Emeğinize,yüreğinize sağlık hocam.
'Kurudukça dökülecek, döküldükçe süpürülecekti, sonu belliydi toprak.' yüreğinize sağlık üstat
Güvercinleri zeytin
dalı taşıma görevini
kırlangıçlar alırsa
olacağı buydu, kül
kedisi yerine de
külden kediler olur.
TEBRİKLER
Emeğinize, kaleminize sağlık sayın Mehmet Çoban...
Emek işi şiirinizi kutlar,saygılar sunarım sayın şair...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta