Biri birinden kutsal üç görevli vardır,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
Nârhına paha biçilmez emekler vardır,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Bu yaşam yolunda ilk eğitmenin annen,
Yedinde, hayatına girer ilk öğretmen,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kutluyorum güzel şiiri yazan şairi.
Biri birinden kutsal üç görevli vardır,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
Nârhına paha biçilmez emekler vardır,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Bu yaşam yolunda ilk eğitmenin annen,
Yedinde, hayatına girer ilk öğretmen,
Eşin yirminden sonra, destektir gönülden,
Değişmez yoldaşlardır, anne, eş, öğretmen.
*
Dünya bir kovandır, çocuklarımız arı,
Bal üretmek için ararlar kudret narı,
Onların kudretten üç çiçeğinin adı,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Bakarsan bağ, bakmasan dağ olur demişler,
İşlenmesi gereken altındır çocuklar,
Onlara bakıp, eğitip, işleyen eller…
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Her başarıda vardır, gizli bir kahraman,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
Mutludur emeğini mevkilerde gören,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Gözünü açtığında, karanlıktır dünyan,
Biri sağın, biri solun, biri arkandan,
Üç ışıkla aydınlıklara kavuşturan,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Bağ, bahçelerde birer çiçektir çocuklar,
Filizlenip gelişmeye, emek isterler,
Onları; güneş, toprak, su olup kucaklar,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen.
*
Onlar büyüyüp, öğretmen, eş, anne olur,
Bu görevler nesilden nesile devrolur.
Bu üçlü küçük yarınlara anlam olur,
Biri anne, biri eş, biri de öğretmen,
*
Ali der; bir harfe kırk yıl köle olurum,
Veliler der; ilimsiz yolda kaybolurum,
Resul der; öğretmeyi ibadet sayarım,
Hak der; anne, eş, öğretmen, cennet güllerim.
*
Demoğlu der; anneler, eşler, öğretmenler,
Nice kahramanı tarihe mal ettiler,
Peygamberler, Fatih Sultanlar, Atatürkler,
Anne, eş, öğretmenlerden feyizlendiler.
çok çok harikaydı ....çok teşekkürler...selam olsun tüm öğretmenlere....saygılar
Güzel bir duygu seli olarak gönlünüzden kaleminize ordan da bizlere kadar geldi. Tebrikler. Allah gönlünüzdeki şiir bereketini daim eylesin. Bir öğretmen olarak TEŞEKKÜR ediyorum. Selamlar...
iki büyük nimetim var biri anam biri yarim derlerdi...ama doğrusu üç büyük nimetmiş ...kutlarım...
Güzeldi
katılıyorum ve kutluyorum sizi....
Yerinde yazılan anlamlı sözleri duygulanarak, beğenerek ve severek okudum. Kutluyorum!
Babaların da emeği vardır demeden edemem.
Saygılar,V.Çetin
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta