Hazera Şiiri - Veysel Acet

Veysel Acet
23

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Hazera

Tüm harikalar adı unutulanlara yazılsın.
Ben unutamam bazı şeyleri yaşadığım müddet.
Acı dolu meyhaneler, biz sarhoşları saklasın.
Bizim de can evimize bir gün kuşlar konar elbet.

Hatırlar kahvelere sadık fakat telveler kurur.
Dağın tepesine kar yağınca dağ bihaber olur.
Meyhanelerde konyaklar senin adını unutur.
Sen yine utanma, ben utanırım senin adına.

Eminim ki farkındasın sen de, sonbahar gibisin.
Bir yanın soğuk ayrılık, bir yanın sıcak özlemdir.
Mutluluğunu körpecik bir menengiçe saklarsın.
Sonra nefesini sinesinde aşığın öğütür.

Sadece sen azledebilirsin beni, ben yapamam.
Başımı alıp gidemem olduğun yerden uzağa.
Hiç gördün mü Azrail’in faniyi dinlediğini?
Boyun eğip ardına bakmadan çekip gittiğini?

İçimde kelimelerin sessizliği oyalanır.
Yüreğimdeki kayıplar kar topu oynar cilveli.
Ne biraz uğultusu duyulur beyazı yararak
Ne de karanlığı keser gecenin cazip güzeli.

Hazera büyürsün sen, yeni umutlar sarkıtırsın.
Çiçeklerden nur dökülür etrafına lambaların.
Loş aydınlığın körlüğünü dağıtırsın boşluğa.
Üfleyen pervane döner senin kalbinde Hazera.

Tanrı benim yeminimdir diyeceğim bundan böyle.
Ayrılmazlığın en zirvesini yaşatır eminim.
Kimsesiz bırakmaz ruhumu acının tan vaktinde.
Tanrı benim yeminimdir diyeceğim sana inat.

Şerrin mefhum güzidesinden koruyacağım seni.
Korkusuz savaşçı misali ufacık bedenimle.
Yepyeni dünya kuracağım saçının her teline.
Yaşatırım Hazera, binnaz toygunlarla ismini.

Umutlanma sakın! Benden köpürmez deniz suları.
Mucize gibi ansızın bulmam kendimi yanında.
Çirkinliğin baş eğdiği bir dünyayı arzulamak
Esaretin derin kuyusudur bizim diyarlarda.

Kaybetmeye mahkûmum ben Hazera, dirilmek için.
Her günün sonunda kaybedilen savaşı yaşarım.
Bazen ölürüm kıyamete boyun eğmek adına.
Bazen tekrar dirilir ölülerle gömülmek için.

Utangaç bakışlarını saklama benden yar çilem.
Zaten yaralıyım, yapayalnız kaldım senden sonra.
Sen de yükleme dünyanın çilesini üzerime.
Artık sana da yaramam, yar olamam hiçkimseye.

Güneş söner yarım kalan toprakların üzerinde.
Hüzün kaplar, ay gövdesinin yüzü düşer önüne.
Devletim muzdarip kalınca karanlığa gömülür.
Tohum ekilir sarmaşık sarmaşık işler içime.

O eski akşamların kerametinde kaybolduk biz.
Bakışlarımız eskidi demirciler çarşısında.
Pas tuttu şefaat külliyelerinde dilenmemiz.
Gayrı keramet bekleme bu çürüyen nizamlarda.

Veysel Acet
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 06:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!