Ey gönül, sırlar perdesini aralamak istersin,
Lakin sınırlı akılla sonsuzu nasıl ölçersin?
"Şarap" dediğin mecazdır, avam anlamaz onu,
Sen Rahman’ın vadini neden dünyaya benzersin?
"Günahı o yazdı" dersin, bir mazeret ararsın,
Kendi iradenle seçer, sonra Hakka sorarsın.
Güneş balçıkla sıvanmaz, akıl sana bir rehber,
Nefsine uyup da neden suçu kadere sararsın?
"Kötülüğe kötülük mü?" dersin, adalet nedir bil?
Zerre hayır, zerre şer; karşılıksız kalmaz, ayıl!
Yaratanın sanatı, mizan üstüne kurulmuş,
Ceza dediğin aslında, senin ektiğin bir fiil.
Cennet pazar değildir, ticaretle girilmez,
Aşk ile yanmayan kalp, o menzile erilmez.
"Bağış mı, ticaret mi?" diye sormuşsun ya dostum,
Gönül rızası olmadan, Hakka secde edilmez.
Dünyadaki yasak şarap, aklı baştan alandır,
Cennetteki kevser ise, sonsuz huzur bulandır.
Haram olan sarhoşluktur, ruhu kirleten keder,
Vadedilen o şerbet, tertemiz bir ikramdır.
"O yazdıysa ne yapayım?" demek bir kaçış yolu,
İradeyle taçlandırdı Hak, yarattığı her kulu.
Dağların yüklenmediği o ağır yük sendedir,
Seçim senin elinde; ister diken, ister gül yolu.
Dışın sofu, için nifak; elbette bu bir yalan,
Hakka ayan her sırı, kimdir gizli saklayan?
Göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün,
Özde olanı bilir, kalpleri her an yoklayan.
Karanlığı ışığa yormak büyük bir hünerdir,
Lakin bil ki bu dünya, sınav içinde bir yerdir.
Hayyam, sözün doğrudur: "Bir nefestir alacağın",
O nefesi veren makam, her şeye de kâdirdir.
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 14:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir Ömer Hayyam'a atfedilen bir şiir için yazıldı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!