Bektaşinin biri, pazardan öteberi almak için eşeğine binip yola çıkar. Şehrin dar ve kalabalık bir yerinde eşeğin inadı tutup, pek ağır yürümeye başlayınca, canı sıkılır. Eşeği dövmeye başlar. Bu hal iri yarı birisinin dikkatini çeker.
- Be hey zalim! ... Haksız olarak bu hayvanı dövmekten, zulmetmekten eline ne geçer? diye Bektaşiyi azarlar. Bektaşi, adamın iriliğine şöyle bir bakıp hemen eşeğinden iner.
- Ağam, ben bu hayvanın şehirde akrabasından kimsesi olduğunu bilmiyordum, kusura bakma, der... :)
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta