Hayranım dâvâsına, sımsıkı sarılana.
Hayranım, düşse bile ayağa hep kalkana.
Ahvâli ne olsa da, fark etmez onun için,
Azimle yol alırken, tutar mazlumun elin.
Anlattı usanmadan dâvâsını Nuh ata,
Vazgeçmedi, insanlar yanında durmasa da.
Teslimiyeti büyük, İbrahim’in Rab’bine,
Korkusuzca atıldı Nemrut’un ateşine.
Zâlimler korkusundan binlerce canlar aldı,
Görkemli saltanatlar, bir çocukla yıkıldı.
O kadar âcizler ki, kibirden kör oldular,
Dünyaya ders oldular, leş olan Firavunlar.
Musalar bitmeyecek, zâlimler kuduracak,
Kahrolası İsrail, zulmün seni bulacak.
Destansı bir duruş var, Peygamberler yurdunda,
Aksa’dan çıkan tek ses, zafer dâim İslam’da.
Akın akın insanlar, hakikate koşuyor,
İmânı kâmil olan, işittikçe coşuyor.
Her zerresi tevhittir, Filistin toprağının,
İnsanlığa son umut, bu kıyâmet çağının.
Şehâdete koşuyor Gazze’nin askerleri,
Hayran kaldı insanlar, görünce gazileri.
Dillerde var tek zikir, lâ ilâhe illallah,
Hânelerden çıkan ses, şükür elhamdülillah.
Bunca nimet içinde, kör olana bakma sen,
Sabreden bir nesil var, Gazze’yi görebilsen.
Hayranım işte buna, zulme karşı durana,
Ölmeden iman edip, hakikati bulana.
24.11.2025
Ahmet TabakKayıt Tarihi : 24.11.2025 04:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!