Dört duvar, bir kapı, perdesiz bir pencere,
Birkaç plastik tabak ve küçük bir tencere...
Yerde çürük bir hasır, yırtık bir kilim;
Gazeteden sofrada ekmek var birkaç dilim...
Yanında kara zeytin, çökelek ve çay...
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı