Yitirilmiş bir ormanın suskunluğunda dolanacaktım ömür boyu, var olabileceğim tek yerin sınırlarında. Defalarca kendimi aramaya gidecek, bulduğumda ardımsıra bırakmak zorunda kalacaktım, geriye dönebilmek için.
…
Aniden saplanan bir sancı gibi şiddetlidir duyduğun özlem. En suskun anında bile diğer sesleri unutturan çağrısı gibi tenin…
…
İnsan yüreği bir aynadır derlerdi eskiden. Sonsuza dek tutmak isteyeceği görüntüyü arayan taşla yaşıt bir ayna. Elmas sertliğinde, sırları dökülmüş. Aynı çamurdan biçimlendirilmiş, dünyanın yüreğiyle… Belki bu yüzden, yürek rengi bir resim dünya… Boşluğun umursamaz elinde.
…
Kentin acımasız, sağır, granit profiline, benim imgem karışıyor, kurşuni denize akan bir yeraltı ırmağı gibi. Hatlarını, ayrıntılarını, ifadelerini yitirmiş, bir insanın ovalliğinden başka hiçbir şeyin seçilemediği, lekeler içindeki hikayesiz yüzüm…
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta