Hayatın en dilsiz, en sağır demi,
Ne yana baksam sis, bir kara duman.
Gülüşüm emanet, gözyaşım gemi,
Yüzüyorum ama durmuş sanki zaman.
İçim derya deniz, sığmıyor kaba,
Anlatsam kelime yetmiyor söze.
Varmak istedikçe boşa bu çaba,
Yollar düğüm olmuş, gelmiyor düze.
Gidilmiyor uzak, kalınmıyor dar,
Bir belirsizliğin pençesindeyim.
Gönlümde dinmeyen fırtınalar var,
Zaten nereye varsam, varamadığım yerdeyim.
Gölgesi ağır gelir artık bu canın,
Soluğum bile benden hesap soruyor.
Tadı tuzu kalmadı geçen her anın,
Zaman, ruhumun içinde duruyor.
Ağlasam feryadım dağı, taşı deler,
Gülsem yabancıyım kendi yüzüme.
Dökülür önüme eski kederler,
Umut, bir hayal gibi iner gözüme.
Ne liman belli ne kıyı görünüyor,
Sanki bir boşluğun tam ortasındayım.
Ruhum bir gizli matemle bürünüyor,
Kendi içimin, bitmez kavgasındayım.
Heves kalmadı artık, soldu çiçekler,
Ruhumun baharı kışa döndü bak.
Sırtımda yük oldu tüm gelecekler,
İçimdeki ateş söndü sönecek bak.
Heyecan bitti bitecek, son bir solukta,
Koştuğum yolların sonu gelmiyor.
Boğuldum kaldım bu kör sığlıkta,
Gönül kapıları huzur vermiyor.
Eskiden çarpan o yürek yorgun,
Dizlerde derman yok, gözlerde fer.
Dünya bir yalanmış, her yanı vurgun,
Artık ne bir arzum var ne de bir yer.
Beterinden korusun Allah her kulu,
Bu ne ağır çiledir, ne menem sevda.
Dikenle kaplanmış ömrümün yolu,
Çözülmez bir türlü bu zor muamma.
Can çekilir elden, derman kesilir.
Sanma ki o yüzün bensiz gülecek,
Yorgun ruhun hesabı, bir gün kesilir.
Garip Murat kahrından öldü ölecek.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!