Hayat sofrasında Zehir
Hayat sofrasında zehir
Neredesin ey bahar yüzlüm
Ay sözlüm
Çürük meyveler yedirdi bana hayat...
Yetim derelerin annesi ey deniz nerdesin
Çaresizliklerimiz ölü kuşlar gibi
Ve
Ne hilal ne bir yıldız var gecesine güzelliklerin
Ne kazanılmış bir bedir gördüm tarihinde
Onca dert buldu gönlümü ya nerde huzur...
Günahlar,cahillikler
Yalan dolan...
Hayat sofrasında yılan...
Şikayetim büyük nursuz hayattan
Cihan harpleri yaşamış bir dünyadır gönlüm
Yaşım kırk olmadan
İnsan kardeşim masallarım nerede
Bir kuraklık var insan kardeşim bir ömür de beklesem
Ağarası yok elimin yüzümün
Şikayetim büyük nursuz hayat senden
Bir yaz için iki güneş yetmez
İnsan kardeşim cennetim nerede
Bütün veremli yiyecekler bu hayatın sofrasında
Nerde anne hayat gül hayat
Çürük meyveler yedirir bana bu hayat...
Nursuz bir hayatın sofrasındayım
Zehirli aşım
Çürük sevgiler yediriyorsun sofranda...
Ve elinde taş var nursuz hayat taif gibi...
Adım atmam toprağına
Nereden bilecekti bebek gönlüm üveymiş bu hayat...
Nerden bilirdim varlığın kuzey kutbunda kaldığını dünyamın
Sil yıka elini yüzünü bu gönlün annesi...
Ağlasın mı kirli ellerine bakıp bakıp bir sokak çocuğu gibi kirli bu gönül
Yaralı geyik gibi her gönül
Sevaplar uzak bir dağ
Yarasını kimler sarsın...
Bin yara aldım bu hayat sofrasında
Bu hayat da bir Kabil
Ağladı gönlüm gönlüm Habil
Gül insan ve çiçek düşünce ağlasın bahtına
Diken oturmuş gül hayatın tahtına
Çürük sevgiler yedim nursuz hayatın sofrasında...
Gel tut elimden gülüm
Ağlar gönlüm ağlar o Habil
Gül büyütmeyen bir bahçe bu hayat
Çürük sevgiler yedim hayatın sofrasında...
Çelimsiz bir ağaçtır gönlüm
Affım için dualar et gülüm
Nerdesin yetim gönüllerin annesi...
Yetim gözlerin neşesi
Güneş yüzlü nerdesin
Derdim var nursuz hayattan
Al başına çal ey hayat bu iğrenç sofranı
O gözleri bağlı çocuk yok karşında artık
Kor haykırışlarla ağlasın bir sokak çocuğu gibi bu gönül
Kirlendim yağmurlar yok mu
Şikayetim var nursuz hayat senden
Bal mı olur...
Kuş sütü mü beklenilir
Hayat üvey anne sofrası bu insan kardeşim
Hayat sofrasında zehir
Şikayetim büyük nursuz hayat
Ve insan kardeşim
On taş yedim başıma iki ceviz geçti elime her ceviz kapma yarışında...
Dürüstlük,o koca devlet silinmiş haritadan
Yazlık kışlık elbisesi var yalanın o bir zengine olmuş gelin...
Susmak reva görülmüş her bülbülle korkuları zalim mi zalim hakkı haykıran dilin
Sevap arama günah istemediğin kadar bol tabak tabak kir
Hayat sofrasında
Zaman bir savaşçı gönül ülkesinde
Bin depremle yıkan binalarını gülün
Bin atom bombasıyla uçaklarıyla tanklarıyla savaşan bir öksüz çiçekle
Kuyular çöplükler
Yol belli değil ışığın askeri için
Derdim büyük nursuz hayat
Gül insan ve çiçek düşünce ağlamasın mı bahtına
Baharsız kışlar peş peşe geldi
Leşler gördüm hayat sofrasında
Güneş say Aklı
Ay say vicdanı
Bunları sil
Geriye karanlık kalmaz mı
Güneşini yitirmiş kördür gönlüm
Hayat sofrasında
Hayat sofrasında zehir
Neredesin ey bahar yüzlüm
Ay sözlüm
Çürük meyveler yedirdi bana hayat...
Yetim derelerin annesi ey deniz nerdesin
Gözlerini bağlamışlar sokak çocuğu olmuş gönül
Bütün beyaz düşler beyaz güvercinlerdir
Nerde güvercinleri göklerin
Gülü yok derdi dikeni çok bir ülkedir ömür...
İnsan kardeşim
Mavisi ölmüş bir küçük deniz payımıza düşen
Karanlık dikmişler ağaç diye
Karanlığı sulamışlar ağaç diye
Olmaz olsun bu bahçe
Gül büyütmeyen bu bahçe
Sevgi ölmüş saygı ölmüş
Ölmüş güzelliğin askerleri
Taş dikelim mezarlıklara
Neredesin ey bahar yüzlüm
Ay sözlüm
Çürük meyveler yedirdi bana hayat...
Yetim derelerin annesi ey deniz nerdesin
Kayıt Tarihi : 26.2.2014 01:16:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kaleminize sağlık sayın Hamdi Oruç...
TÜM YORUMLAR (1)