http://blog.milliyet.com.tr/yukselonacan
Hayat, hasta yatağına düşmeden ayakta kalabilmenin zaferini taşıyabilmektir.
Bir bebek kokusunu algılamak, ağlayan bir çocuk, kimsesiz bir yaşlı, bir hasta, bir özürlü gördüğünde kendini onun yerine koymaktır da.
Kimi zaman okyanuslara dalıp, nefessiz kalmaktır. Kimi zamanda anlamsız kahkahalar atmaktır.
Çıtır çıtır yanan sobanın üzerinde hazır bekleyen çayı bardağa doldurup, pencere önüne oturup yudumlarken yağan yağmuru, karı seyretmektir. Ya da yağmur altında kalıp sırılsıklam ıslanmak, kar altında kalıp iliklere dek üşümektir.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




çok güzel bir anlatım kaleminiz daim olsun saygılar....
güzel ve anlamlıydı
kutlarım kalemi
tebrik ve takdirlerimle
hayat ne güzelmiş meğerse.. Mesela yalınayak yürümek isterdim...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta