Vurulmuş bir yavru ceylandır, karlı dağların birinde hayat.
Fırsat dalına tünemiş siyah bir akbaba'dır derinde hayat.
Yitmeye mahkum edilmiş sevgi ve dostluk kirinde hayat.
Bulut verip yağmur vermeyen hayat, gözü görmeyen hayat.
Cayır cayır yanan bir orman misali, esen yellerde hayat.
Ruhsuz kalplerde, nursuz yüzlerde, ıssız çöllerde hayat.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




bu şiiri herkese tavsiye ediyorum iyiki yazmışsın
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta