Hayat yürümek zorunda olduğun dikenli bir yol...Ayaklarına batsa da sinsi dikenler, bazen acının o delirten sancısını iliklerinde derin derin hissetsende, bu tükenmek bilmeyen renkli serüvende, arkana bakmadan, sekerek de olsa koşmak zorunda olduğunu bilirsin...Çünkü sen hayatın kucağında çaresizce ağlayan,umuduyla yaşamak zorunda olan bir bebeksin..onun toprağına,suyuna,onun yüreğini ısıtacak güneşine muhtaç olan masum bir çiçek...Bir gün solacagini bile bile her gün tekrardan aciyorsun hayata tebessüm ederek...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta