Sevgiliye Aşk’ı ilk defa on bir yaşında, Hüseyin Nihâl ATSIZ’ın fevkâlade eseri Bozkurtlar Diriliyor’un kahramanlarından Urungu ile tanıdım.
Ve on beş yaşında sevdiğimin gözlerinde tanıştım.
Yaşım on dokuz olduğunda ise acısıyla…
Masumun yanında kendi kalan tebessümlerin, hıçkırık fırtınası’nda ağlayışların, … bile bir nedeninin olduğu hayatta sevgiliden ayrılığın da bir nedeni vardı tabii ki…
Ama olmayan, daha doğrusu haykırmak gerekirse:
Olmaması gereken, diğer adı “Yakışmayan” da bu idi.
Şimdi yaşım yirmi bir ki bu yirmi bir en güzel bu sözlerde güzel:
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!



