Bir kağıt ve kurşun kalem aldı eline.
Yavaşça masaya oturdu ve lambayı yaktı.
Düşündü sonra, kafa yordu.
Aklına bir şey gelmeyince sinirleri bozuldu.
Güzel şeyler yazacaktı, aklına neden güzel şeyler gelmiyordu?
Kalemi bıraktı.
Önünde duran çerçeveyi eline aldı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



