Deniz, sinirin bir yerde toplanıp ortalığa yayılmasına benzeyen dalgalarını sahile döküyordu. Balıkların saçları pullarla özene bezene döşenmişti.
Her kum tanesi ayrı bir dağın yamacından seçilerek gelmişti.
Güneş yabani ördeklerin üzerinden seçe seçe aldığı her bir tüyü üzerine yerleştirerek, her gün daha canlı parıldıyordu akan buz mavisi ırmağa.
Uçsuz bucaksız çimlerin arasında farklılık oluşturuyordu ağaçlar tüm dünyayı kaplamak ister gibi. Dalları ve yaprakları gövdesinden metrelerce uzağa saçılıyordu. Kuşların taze havada uçuşu öyle güzeldi ki gençlik yıllarının güzel anılarında…
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta