Sen hiç uçurtma olmayı hayal ettin mi sevgili?
Ben ettim, ama her defasında uçmak yerine yere çakıldığımı izledim. Ne vakit rüzgârına kapılsam ben, gökyüzünde bulurdum kendimi, kollarını iki yana açmış mavinin tüm tonlarına sarılır gibi. Gökyüzüyle buluşmaktı gözlerinin gözlerime değmesi. O kadar narindi ki gözlerinden süzülen o ışık, düşsem bile bir an, acıtmaz derdim.
Kolum kanadım kırıldı…
Sen hiç okyanus olmayı hayal ettin mi sevgili?
Ben ettim, ama her defasında dalgalara yenik düştü güçsüz kalbim. Ne vakit rüzgârına kapılsam ben, huzura yakın bir kıyıda bulurdum kendimi, dingin, sakin, adeta suya teslim olmuş bir sandal gibi. Okyanusun derinliğini kalbine, rengini gözlerine, dalgasını sesine verirdim. Boğulmak mı? Haşa, senin yanında ölmeyi bile hayattan sayardım. Emrin olurdu, o kadar naifti ki dilinden dökülen her söz. Batacak bile olsam dibe, çeker alır derdim.
Hasrete boğuldum…
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta