Kırlangıçlar geldi bizim buralara. Yağmurlar başladı. Ağaçlar tomur tomur yapraklandı. Kuzular büyüdü. Kırlangıçlar geldi bizim buralara. Toprak uyandı böcekler çıktı yuvadan....
Bir gece memleketimin ovasında buldum kendimi tilki sesleri yırtıyor kulakları ve nemli hava kaplıyor her yeri. Ürpertilerle doldu içim şafaklar olmayacakmış gibi korktum, karanlıklarda bir ışık uzaklarda, yağmur suyunun üzerinden yansıyan ayı gördüm....
Kırlangıçlar geldi bizim buralara, çakır gözlü çocukların ellerindeki çemberin sesleri karıştı kendi seslerine, hayal mi bu gördüklerim yoksa rüyamı ama güzel işte. Yıldız kaydı gökyüzünden boşluğa doğru ve bu boş oda içinde buldum kendimi, karanlık etraflar pencereden baktım, bir gölge geliyor uzaklardan bir çizgi çekilmiş yolun etrafına....
Kırlangıçlar geldi bizim buralara. Hayal-meyal şeylerle geçti vakitlerim boşlukta değerlendirilmeden, gıcık, tuhaf, acayip, garip şeylerdi bendeki duygular. Buyum ben işte...
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta