Havada bulut, dalda kayısı,
Tepemde bazen yağmur, bazen güneş,
Azaldıkça çoğalıyor yolların hasreti,
Uykusuz gecelerde,
Beklemezdim bu kadar doğacak günleri,
Ağır aksak geçmezdi saatler böyle,
Şimdi harman zamanı ömrümün
Sapır sapır dökülüyor başaklar tanelerinden,
Ayrılıyor toprağından, yitik düşen hasretler
Yurdumun delikanlısı sevdalı,
ve hep mülteci halinde -yari gurbette beklemekte,
İşte bak,
Su akıyor ağır ağır,
Serin ve sarsak,
Buzulları eritiyor feryad-ı isyanım,
Ve bilmelesin,
Herodot daha çocuk tarih kitaplarını yazmadan önce,
İşte öğreniyor
Spartacus kavgayı kanlı kumların üstünde,
Anlamalısın,
Goncalar nazlı olur,
Sallanıyor bak işte rüzgarda,
Kuytuda yavaş yavaş
İşte koymaya başlıyor yalnızlık duygusu,
Hüzünler gelip kuruluyor baş köşeye,
Ve ben bıkmışım böyle yaşamaktan,
Çıkıyorum yollara,
Çocuklar gülüşüyor sokaklarda oynarken,
Bekle beni,
Titrek bir mum ışığının alevinde,
Biliyorum gelecek o günler,
Ve o çocuklar gelecek yine kapımıza
-şeker toplamak için.
Kayıt Tarihi : 13.7.2022 17:59:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!